< --> Nisan Yagmurlari
Nisan Yagmurlari
- niye geldin?
- sen niye ağladın?
- geçti gitti boşver!
- geçmedi gitmedi, sen niye ağladın?
- behzat, sen akıllı bi adamsın. ama konu kadınlara gelince biraz salaklaşıyosun galiba.
- haa?
- ben sana diyorum ki adamlar gelip seni alıcak. gidiceksin. bu işin sonu yok. belki senelerce tutuklu kalıcaksın. ne zaman döneceğin bellli değil, senin umrunda değil. ağladım çünkü seninle konuşamadım. ağladım çünkü sen beni görmüyosun ve ben seni seviyorum.
- ama ben bunu bunu bilmiyodum.
- bilmiyosun. tabi nerden biliceksin. sen ancak birisi öldüğünde duygusal yaklaşıyosun. senin duygu radarına girmek için ille ölmek mi lazım behzat?
- yok...yani...yapamam ben.
- haklısın. cesaretin olmadan napıcaksın ki? hayatımda tanıdığım en korkak adamsın. herkese meydan okuyosun, ama kendi duygularından korkuyosun, geçmişe saplanıp kalmışsın. en büyük felaketler senin başına gelmiş di mi? en büyük acıları sen çekmişsin. ben hiç bi bok bilmiyorum ki! acı nedir bilmem, yalnızlık nedir bilmem. dünyanın ekseni kaydı behzat, oniki santim yerinden oynadı, sen bana bi santim bile yaklaşmadın. saplantılısın...
- haa. bak ne güzel söyledin, saplantılıyım ben. benden bi bok olmaz. biz senle hep kavga ederiz. mutsuz oluruz biz senle.
- mutsuz olalım, ne var? biz de mutsuz oluruz. ben seninle mutsuzluğa da varım.
türk dizi tarihinin en sağlam diyaloğu.
"Ve inanır mısın, kendimi böyle sevdalı hiç görmemiştim"
Yolu uzun süre aşka düşmemiş bir adama denk gelirse yüreğiniz çalkalayın, zira dibine çökmüş olabilir seven yanları.
İncir Reçeli 2 (via beklentileruzer)

athrax-alp:

naberre:

kızlar garip varlıklar  :D

ay çılgın şey 

Mesela bi gun bi ses kaydi gelse; gunaydin askimla baslayip seni seviyorumla bitse..

muyendizbey:

Ulan gifmiş bu. Bende gözüm bozdu sandım bi an jdlsndlslşs

Sevin birbirinizi, hayat çok kısa.

bosayasayangenc:

ve bu hep böyle devam ediyor!

Her şeye canını sıkma ey gönül! Ne bu dertler kalıcı, ne de bu ömür.
Mevlana (via simdigulumse)

askonuntakendisiydi:

Çünkü gerçek dostluk ömür boyu sürer.

geceninbomontisi:

"Doğum günün kutlu olsun.

Bugün doğum günün. Tam 2 yıl oldu. Seni dizlerime yatırdığım o günü, nefesinin yüzüme vurduğu o anı düşünüyorum.

Tam 2 yıl önce sessizce “Beni ilk gördüğün o günü anlatsana” diye fısıldadın ve anlatmaya başladım.

- Üzerinde ne vardı bilmiyorum. Ben yalnızca gözlerine odaklanmışım. Sen dolu dolu bakıyorsun etrafına.

- Dakikalarca seni izledim, bi türlü farketmedin. Bir ara gerizekalı olduğundan şüphe ettim ama değildin.

- Baktım defterini, kitabını topluyorsun ben de hemen eşyalarımı yüklendim. Kapıdan çıktın. Peşine takıldım. Takip etmeye başladım.

-Durağa kadar takip ettim seni. Yanına yanaştım. Ayağının ucunda minik bir taş vardı. Eğilip aldım. Cebime koydum. İlk o zaman baktın yüzüme

-O an nasıl heyecanlandım. “Şu tipe bak lan” dedim. “Şu tipe bak nasıl bir güzellik lan bu” dedim. Tabi içimden söylüyorum, sen duymuyorsun.

-“off salak şey” der gibi baktın bana. Başını hafif yana eğerek önüne döndün. O an anladım. Gerçekten salaktın ve bu çok sinir bozucu bişey.

- Beynime kan sıçradı. “Ya ne kadar salak bi kız lan bu” dedim.

- “Ne kadar gerizekalı, aptal, manyak, tatlı, gerzek, güzel, tipsiz, beyinsiz, salak, malak bir kız lan bu” dedim.

- Kendi kendime dedim, içimden. Nolurdu hafifçe gülümseyip “şapşal yaa” deseydin? Demedin, otobüs geldi gittin.

- Ertesi sabah aynı durağın önündeki çimenlerde oturdum. Seni beklemeye başladım. Bi dünya otobüs geldi geçti sen bi türlü gelmedin.

- “Bu salak kesin uyanamadı, derse geç kaldı” diye düşündüm. Belki de dersin yoktu. Bilmiyorum işte beni orada bekletmen biraz salakçaydı.

- Benim seni orada beklemem ayrı bi salaklık ama sen de az gerizekalı değilsin.

- Tut beni yoksa küfür edicem. Tamam bırak, anlatıyorum. Sonra bir otobüs yanaştı. Sen geldin. Otobüsten indin.

- Saçını toplamıştın. Salına salına yürümeye başladın. “Allah’ım bir insan ancak bu kadar salına salına yürümeye başlayabilir” diye düşündüm

- Saçma bir düşünce. Yürüdün, önümden geçip gittin. Koşar adım derse girdin. Kapıda beklemeye başladım. Aklımda bin bir türlü düşünce.

- “Şöyle desem, böyle yapsam, dersten çıkınca konuşsam, akşam çiçeği çikolatayı alıp kapısına dayansam, direk dağa kaçırsam” neler neler.

-1 Saatten fazla kapının önündeki merdivenlerde oturdum. Midem ağrıdı oturmaktan. Sonra dersin bitti, çıktın. Kafeye doğru yürümeye başladın.

-Kafeye girdin, kasaya yöneldin. Bir sütlü kahve istedin. Arkadan; “2 tane olsun” diye seslendim. Kasiyer fişi kesti. Öylece kaldın.

- Bişey diyemedin. Aradan parayı uzatıp fişi aldım. Çok sinirlendin. Gözlerinden ateş fışkırıyordu. Ödümü patlattın.

- Arkanı döndün, boş bir masaya geçip oturdun. Çayları aldım, masana oturdum. 5 dakika boyunca hiç ses çıkarmadın ama burnundan soluyordun.

-Çok sinirliydin. “Çayını iç soğuttun” dedim. “Gerzek ben çay değil kahve istemiştim” diye ayarı verdin. Ağzım açık kaldı.

- “Ça ça çayy” diyebildim. Öylece kaldım. Bir kaç saniye sonra o asık suratlı kızın yerini deliler gibi kahkahalar atan kız aldı.

- O kadar gerizekalı gülüyordun ki aşık olmamak elde değildi. 

Sadece “ODUN HERİF” dediğini duyabildim.

- Sen kahkaha atmaya devam ettin, ben elimi cebime attım. Otobüs beklerken ayağının ucundan aldığım o küçük taşı çıkard….

Sözümü kestin. Daha fazla anlatmama izin vermedin. Ellerinle dudaklarımı kapattın. Beni susturdun. Nefesin yüzüme vuruyordu.

Dizlerimde yatıyordun. Elini cebine atıp seni durakta beklerken ayağının ucundan aldığım taşı çıkardın.

Avucumun içine bırakırken fısıldadın; “böyle başlamıştık”. Nefesin yüzüme vuruyordu. Son kez baktın.

Elin avucuma düştü. Yüzünden süzülen kanları temizledim. Sarıldım, ağlayamadım. Seni götürdüler. Yüzünü örttüler. Üstüne toprak attılar.

Tam 2 yıl oldu. Bugün senin doğum günün.

Doğum günün kutlu olsun. 

Şarkımız çalıyor. 

Biliyorum bir daha bana dönmeyeceksin.”

/body> t-family: 'Indie Flower', cursive; }